KARO MOZAİĞİN ZAMANDA YOLCULUĞU...

Desenli karo mozaik içerik olarak bir bağlayıcı hammaddeye ihtiyaç duyar, "çimentoya"…

1800’lü yıllarda İngiltere’nin Leeds kentinde, Joseph Aspdin isimli bir duvarcı ustası hazırladığı ince taneli kil ve kalker karışımını pişirerek ve daha sonra öğüterek bağlayıcı bir ürün elde etmiştir.

İlerleyen yıllarda çimento Avrupa, Amerika ve diğer kıtalarda kullanılmaya başlamış sıva, taşıyıcı eleman ve bunun gibi alışagelmiş uygulamaların dışında yapıların zemin ve yüzey kaplayıcı hammaddesi olarak da kullanılmıştır. Karo mozaik 1850’li yıllarda Barselona ve Güney Fransa’da üretilmiş ve buradan önce tüm Akdeniz ülkelerine sonrasında yapılan çalışmaların başarılı görsellikleriyle tüm dünyaya yayılmıştır.

Geleneksel motiflerin ve görsellerin özel kalıplar yardımı ile 20x20 ebatlarındaki Karo mozaiklere aktarılması iki türlü bir beğeni toplamıştır. Estetik, görsellik diğeri ise dayanıklılık. Günümüzde halen o zamanlardan kalma yapıların bir çok kısmında karo çinilere rastlanır.

Ülkemizde 1850’lerden sonra el sanatları ve zanaatları konusunda geçmişten gelen kültürün etkisi gereği Ermeni ve Rum ustalar bu işi başarı ile yapmışlar ve Anadolu’nun başta İstanbul olmak üzere Safranbolu, Tokat, Kastamonu, Kayseri ve İzmir gibi illerinde karo çini adına güzel örnekler vermişlerdir.

İspanya, Portekiz ve Fransa’da karosiman sanayileşme devrimine rağmen üretimini az da olsa sürdürmüş fakat ülkemizde ürünün yapım zorluğu ve seramik, marley gibi kolay malzemelere karşı koyamamıştır. İstanbul’da Galata, Moda, Balat, Beyoğlu ve Teşvikiye gibi yapımları 1890’lı yıllara dayanan estetik yapıların birçok mekânında bu güzel desenli karo mozaiklerin iyi örneklerine rastlanır.

Günümüzde Türkiye, İspanya, Fransa, Portekiz, Hindistan ve Endonezya gibi ülkelerde malzemenin estetik duruşu ve dayanıklılığı sebebi ile üretimi yapılmaktadır..